06.06.09

Sürgün ülkeden başkenteler başkentine…

Yazı kategorisi: İktibas, şiir 3:15 yazan: Abdullah Kavaklı

Senin kalbinden sürgün oldum ilkin
Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği
Bütün törenlerin şölenlerin ayinlerin yortuların dışında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Uzatma dünya sürgünümü benim
Güneşi bahardan koparıp
Aşkın bu en onulmazından koparıp
Bir tuz bulutu gibi
Savuran yüreğime
Ah uzatma dünya sürgünümü benim
Nice yorulduğum ayakkabılarımdan değil
Ayaklarımdan belli
Lambalar eğri
Aynalar akrep meleği
Zaman çarpılmış atın son hayali
Ev miras değil mirasın hayaleti
Ey gönlümün doğurduğu
Büyüttüğü emzirdiği
Kuş tüyünden
Ve kuş sütünden
Geceler ve gündüzlerde
İnsanlığa anıt gibi yükselttiği
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Bütün şiirlerde söylediğim sensin
Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin
Seni saklamak için görüntülerinden faydalandım Salome’nin Belkıs’ın
Boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikarsın bellisin
Kuşlar uçar senin gönlünü taklit için
Ellerinden devşirir bahar çiçeklerini
Deniz gözlerinden alır sonsuzluğun haberini
Ey gönüllerin en yumuşağı en derini
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim………
Sezai Karakoç. (Zamana adanmış sözler)

06.03.09

ŞAŞIRDIM KALDIM İŞTE

Yazı kategorisi: İktibas 5:59 yazan: Abdullah Kavaklı

şaşırdım kaldım işte! …..

sözde senden kaçıyorum dolu dizgin atlarla Yazının devamını oku »

09.30.08

Nazan Bekiroğlu’ndan…

Yazı kategorisi: İktibas 8:02 yazan: Abdullah Kavaklı

“üstelik bize hep ihanet eden dile rağmen bizi en iyi anlayacak olanı beklemiyor muyuz sürekli? ve bizi en iyi anlayacak olanı bulduğumuzu zannettiğimiz her defasında yeni bir ihanete hoş geldin demiyor muyuz? ve o her defasında yanlış kişi çıkmıyor mu? hayret, sen, sen değilmişsin!”

cümle kapısı-sevgilim ihanet Yazının devamını oku »