04.10.09
Bir bahar yazısı yazmak istedim
Artık şehirlere çıkma vakti… Şiir yazmanın, ellerini cebine atıp ıslık çalmanın, şarkı söylemenin, aşık olmanın Aşk olmanın vakti. Bir umuda dayanmanın sevgilinin omzuna başını yaslayıp ağlamanın… Bir şehri olmanın… ve bir şehir olmalı insan… Bahar gibi yeniden şehirleri kurmalı. Papatyalar açmalı bahçelerinde, laleler, güller… Atalara uyarak gülle başlamalı sonra. Bilmenin değil, bilmemenin gerçekliğine inanmalı… Bilememenin değil ama…
Küçücük bir tomurcuğun, bir kadının doğum yaparken çektiği acıyı çektiğini, bin mah-ı tabandan güzel olan sevgilinin yüzünün aslında bin ay yaptığını, görmenin ve duymanın, görmek ve duymak olmadığını… his… vakti. Gelip geçer işte böyle… Eline pislik bulaşmışsa bunu adabıyla yemeliymiş insan, böyle söylemiş şair… Şair miymiş? Şiir…
Nilüfer, yasemin… çiçeklerden anlamamış, Baharmış işte… Laleler açmış… Açmışmış. Yüreklere açmadıktan sonra kıymet eder miymiş bu gafil… Adabı kelimede bulmuş sözde… Adap ney imiş? Neymiş… Ney ses.
Açıldı da bahar kapılara renkten renge bulandı şiir. Ses ve şiir,,, lal lal la… mefailun… Baki olan bu kubbede bir hoş seda… İslam, sedasın baki… Baki baharlarda kaldı ancak… arafta olansa benim, ne şair ve ne şiir…
Fuzuli de kimmiş? Mecnundan âla…Fuzuli şair… Mecnun şiir…
Bahar geldi… Uyandım. Şiir yazmaya kalktım; şiir söyleyebildim ancak… Ben kimim? Mevlana demiş: hamdım, yandım, piştim. Bense acizane, hamdım, yandım, eridim… Yağ gibi… pişer miyim şair söylesene bana? Yağ da bir gün pişer de bu sofrada yerini yemekler gibi alır mı?
Uykudaydın gafil… uyandım… Bahara uyandım. Yatağım soğuk. Üç noktadan bıktım. Gelmekten ve gitmekten…gidememekten… uykudaydım,,, rüyada… yarım kalacağını bildiğim bütün üç noktalarıma üç tane virgül koydum işte…
Bir bahar yazısı yazdım… Baharları bilmezken…



esraycr demiş,
Nisan 10, 2009 11:08
Biraz önce uzun bir yorum yazdım,sanırım iletilmedi
Kısaca tekrar yazayım, yazı güzel olmuş,güzel..
Fuzuliyi çok severim,ÖZELLİKLE DE meşhur su kasidesini..