09.30.08

Nazan Bekiroğlu’ndan…

Yazı kategorisi: İktibas 8:02 yazan: Abdullah Kavaklı

“üstelik bize hep ihanet eden dile rağmen bizi en iyi anlayacak olanı beklemiyor muyuz sürekli? ve bizi en iyi anlayacak olanı bulduğumuzu zannettiğimiz her defasında yeni bir ihanete hoş geldin demiyor muyuz? ve o her defasında yanlış kişi çıkmıyor mu? hayret, sen, sen değilmişsin!”

cümle kapısı-sevgilim ihanet Yazının devamını oku »

09.28.08

Hayat İstiadesi

Yazı kategorisi: hikaye 9:30 yazan: Abdullah Kavaklı

Ellerimi güneşe tutuyorum, aydınlansınlar diye; ısınıyorlar aydınlanıyorlar mı bilmiyorum. Ellerimi güneşe tutuyorum, ellerime sorular soruyorum, cevap alamıyorum. Ellerimi güneşe tutuyorum neden bilmiyorum? Her şeyin bir nedeni olmalı mı sizce? Yazının devamını oku »

09.23.08

Yazıcı ölmeden önce…

Yazı kategorisi: hikaye 7:33 yazan: Abdullah Kavaklı

Bir hikaye biter, yeni bir hikaye başlar; böyle miydi? Ben diyorum ki her hikaye bitmeye mahkumdur. Allah’tan ki kalem var, kelimeler var yanında bir hatırlık kahve, kendine gelemesen bile içindekini dökmeye yeter. Yazıcı da hep böyle yapar sonunda, parmağını kahve fincanının etrafında dolaştırırken, hiç farkında olmadan dertlerinde silindiğini görecektir. Yazının devamını oku »